0-5 YAŞ ARASI ÇOCUKLARDA

PERİYODİK MUAYENE, KONTROL ve DANIŞMANLIK

-3-

 

SIK RASTLANAN HASTALIKLARDAN KORUMA

 

     Küçük çocukların hastalık ve ölümlerinin yarısından fazlası yiyecekler ya da su ile alınan mikroplar nedeni ile meydana gelmektedir. Bebeklerin ve çocukların sağlıklı büyüyüp gelişebilmesi için sağlıklı bir çevrede bulunmalarına özen gösterilmelidir.

  • Elleri su ve sabunla yıkamak ellerdeki mikropları yok eder. Bu da mikropların yiyeceklere bulaşmasına, bu yolla vücuda girmesine engel olur.
  • İnsan dışkısında doğal olarak birçok mikrop vardır. Ellerin tuvaletten çıktıktan sonra, bebeğin altını değiştirdikten sonra, yiyecekleri hazırlamadan önce sabunlu su ile yıkanması bu mikroplardan korunmamıza yardım eder.
  • Çocuklar genellikle ellerini ağızlarına götürürler. Bu nedenle elleri sık sık yıkanmalı, tırnakları kesilmelidir.
  • Çocuğunuzun yüzünün sabunlu suyla her gün yıkanması onun göz iltihaplarından korunması için en iyi yoldur.  
  • Hastalıkların çoğu ( özellikle ishal ) insan dışkısında bulunan mikroplarla oluşur. Bu mikroplar suya, ellere, yiyeceklerin hazırlandığı yerlere bulaşırsa kolaylıkla ishale neden olur.
  • Çöplerden üreyen sinekler bir çok hastalığın mikrobunu taşırlar ve insanlara bulaştırırlar. Çöpleri sineklerin üreme yeri haline getirmemek için ağzı kapalı kaplarda biriktirmeli ve toplanan çöpler açıkta bırakılmamalıdır.
  • Su temiz görünse bile mikroplu olabilir. Eğer içme suyu güvenilir bir şebeke sistemi ile gelmiyor ise; 
  1. Sular kaynatılarak mikroplar öldürülmelidir. Bebeklerin mikroplara karşı direnci az olduğundan kaynatılıp soğutulmuş sudan başka su verilmemelidir.
  2. Klorlama yöntemi ile evdeki suyu mikroplardan arındırmak mümkündür. Bunun için 1 lt suya 3 damla klor eriyiği damlatıp yarım saat beklemek yeterlidir.

Yiyeceklerin üzerindeki mikroplar vücuda girip hastalık yapabilir. Yiyecekleri güvenle saklamak  için;

    1. Özellikle et, tavuk ve benzeri yiyecekleri çok iyi pişiriniz.
    2. Yiyecekleri pişirdikten sonra kısa sürede yiyiniz. Uzun süre bekletmeyiniz.
    3. Beş saatten fazla bekletilerek saklanması gereken yiyecekleri buzdolabında saklayınız.
    4. Pişmiş yemekleri yemeden önce tekrar çok iyi ısıtınız.
    5. Yiyecekleri hazırladığınız yerleri temiz tutunuz ve kullanılan malzemeleri çok iyi temizleyiniz.
    6. Yiyecekleri temiz ve kapalı kaplarda saklayınız. Sineklerden, farelerden ve diğer hayvanlardan koruyunuz şeklinde önerilerde bulunmak faydalı olacaktır.

İshalli hastalıklar:

         İshalli hastalıklar dünyanın her yerinde çocuk sağlığı ve yaşamını en fazla tehdit eden hastalıklardır. Ülkemizde ise her yıl 10 bin civarında çocuk, ishalli hastalıklar nedeniyle yaşamını kaybetmektedir. İshalin diğer bir önemi, çocukta beslenme bozukluğuna neden olmasıdır. İshal daha önceden olan beslenme yetersizliğini daha da kötüleştirir. Daha çok 6 ay – 2 yaş arasındaki çocuklarda görülen ishalli hastalıklar inek sütü veya mama ile beslenen 6 aylıktan küçük bebeklerde de sıklıkla görülebilir.

İshalden korumak için;

Bebeğe anne sütü verilmeli, anne sütü verilemiyorsa yiyecekler kaşıkla verilmeli, çocuğa bayat bekletilmiş yemek yedirmemeli, sebze ve meyveler yenmeden önce temiz su ile iyice yıkanmalı, içme suyu kaynatarak içilmeli, hijyen kurallarına uyulmalıdır.

Çocuğu ishal olan anne;

          Sık sık emzirmeye devam etmeli, çocuk katı gıdalar almaya başlamış ise bol kaynamış - soğumuş su ve bu suyla yapılan ayran, elma, şeftali, havuç gibi taze meyve suları, çorbalar, pirinç lapası, yoğurt, patates püresi gibi yiyecek ve içeceklerden bol miktarda vermeli,

            Çocuk inek sütü ile besleniyorsa inek sütü vermeyip yerine yoğurt vermeli,

Çocuğu yemesi için teşvik etmeli, sık sık ve az az beslemeli,

İshal kesildikten sonra aynı yiyeceklere devam etmeli ve iki hafta boyunca her gün fazladan bir öğün yedirmeli,

Çocuk 3 gün içinde iyileşmez ya da çok sayıda sulu dışkı, tekrarlayan kusma, aşırı susuzluk, yetersiz yeme – içme, ateş, dışkıda kan belirtilerinden biri varsa hemen başvurmalıdır.     

 

Solunum yolu enfeksiyonları:

 

Anne sütü bir çok hastalığa karşı korur. Anne sütü ile beslenmeyen çocuklarda 2 kat daha sık gözlenir. Bu nedenle anneler, çocuklarını anne sütü ile besleme konusunda teşvik edilmelidirler.

Çocukların yaşadığı ve uyuduğu odalarda duman, is olmamalıdır. Çocuk odalarında ve çocuklu evlerde sigara içilmemeli, sigara içirtilmemelidir. Çocuk odaları sık sık havalandırılmalıdır.

 Bütün çocukların 1 yaşına gelmeden aşılarının tamamlanması gerekir. Böylece çocuk boğmaca, tüberküloz ve kızamık gibi solunum yolu hastalıklarından korunmuş olur.

Öksürüğü ve nezlesi olan kişiler çocuklardan uzak tutulmalı ve bu durumdaki çocuklar yuva, kreş gibi toplu yaşanılan yerlere gönderilmemelidirler.

Çocuk; normalden daha hızlı nefes alıp veriyorsa, ağız çevresinde renk değişikliği varsa, nefes alıp verirken kaburgalarının alt kısmı normalde olduğu gibi dışarıya doğru genişleyeceğine içeri doğru çöküyorsa, iniltili solunum ve düşürülemeyen ateşi varsa, ememiyorsa yada bir şey içemiyorsa en kısa zamanda hekime başvurulması gerektiği anlatılmalıdır.

 

Malnütrisyon:

  • Çoğunlukla okul öncesi çağda

  • Yeterli ve dengeli beslenmeyen

  • Doğumdan sonra 6. ayda ek gıdalara başlanılmayan

  • Uygun cins ve miktarda ek gıda alamayan

  • Sık sık hastalanan ve hastalığı uzun süren

  • Doğuştan sindirim sistemi bozuklukları olan

  • Barsak parazitleri olan

  • Hiç anne sütü almayan çocuklarda daha sık görülür.

  Çocuk ölümlerinin başlıca nedenlerinden biridir. Malnütrisyonlu çocukta enfeksiyon enfeksiyon hastalıkları sık görülür ve ağır seyreder. Büyüme gelişmeyi önler. Tedavisi zor ve uzun sürelidir. Malnütre çocuğun öğrenme yeteneği az, başarısı düşüktür.

  Marasmus ( enerji eksikliği ); 6 – 8 ayda sık

  Kwashiorkor ( protein eksikliği ); 18 ay – 3 yaş sık

  Malnütrisyon kolayca önlenebilecek bir hastalıktır. Annelerin besleme konusunda iyi eğitilmeleri gerekir. Anneye çocuğunu nasıl besleyeceği öğretilirken daima evdeki olanaklar göz önünde bulundurulmalıdır. Besleme eğitimi yaparken “ et, karaciğer, yumurta ” ile söze başlamak yerine evde bulunan kuru baklagillerden, mercimekle bulgurun çocuğun yiyebileceği kıvamda hazırlanıp verilebileceğinden bahsedilmesi daha yararlı olacaktır.

 

Raşitizm:

En çok 6 – 24 aylar arasında görülür. Türkiye, iklim kuşağı bakımından bol güneş ışığı almasına karşın çocukların geleneksel olarak kundaklanmaları, üşütme korkusu ile fazla giydirilmeleri ve evden dışarı çıkarılmamaları onların bu olanaktan yararlanmalarını engellemektedir.

Raşitizm’den korunmak için;

1.      Bebek, hava sıcaklığı 20 derece ve daha yüksek olduğu günlerde dışarı çıkarılıp güneşlendirilmelidir. Bebek güneşlendirilirken kol ve bacakları açık ve başında şapkası olmalıdır. Bebek güneşe ilk çıktığında birkaç dakika tutulmalı, bu süre her gün azar azar artırılmalıdır.

2.      15 günlükten 2 yaşa kadar 400 IU D vitamini ( formül mamayla beslenen bebeklere gerek yok) verilmelidir. Bebek ayda 1 kg gibi fazla kilo alıyorsa D vitamini gereksinimi arttığından ya günlük D vitamini   2 katına çıkarılır ya da birer ay arayla 2 kez D vitamini ampulu verilir.  ( + günlük 400 IU D vitamini verimine devam edilir ).    

                                

Fe eksikliği anemisi:

% 60 oranında görülür. Korunabilir bir hastalıktır. Bu hastalık miadında bebeklerde 4. aydan, prematüre bebeklerde 2. aydan sonra sık görüldüğünden bu dönemde izlemeler sırasında “ anemi olabilir mi? ” sorusu akla getirilmelidir.

6-12 ay,

2 yaş,

6 yaş,

11-14 yaş ve

15-17 yaşlarında Hb ve Htc değerlendirmesi   yapılmalıdır.

         Korumak için;

·         Anne sütü özendirilmeli

·         Çocuk ayına uygun beslenmeli ( 6 aylıktan itibaren mercimek çorbasına, 7 aylıktan itibaren ızgara köfteye başlanmalıdır ).

·         Fe ve C vitamininden zengin beslenme önerilmeli

·         Barsak parazitlerinden korunmalı

·         Demir emilimini engelleyen içecekler çocuklara verilmemeli

·         Prematüre ve düşük doğum ağırlıklı bebeklere ikinci aydan başlayarak bir yaşına dek günde 1-2 mg/kg demir koruyucu olarak verilmelidir.

·         Demir eksikliği gelişme riski yüksek olan ( düzensiz beslenen, annesinde demir eksikliği bulunan ) bebeklere de demir preparatları 1-2 mg/kg/gün olarak altıncı aydan başlayarak 1 yaşına dek verilebilir.

 

Ağız ve diş sağlığı:

 

Bebeğin ilk dişleri çıkmaya başlayınca yemeklerden sonra dişleri düzenli olarak temiz bir gazlı bez ve su ile temizlenmeli.

Süt dişleri tamamlandıktan sonra dişler çok az miktarda diş macunu ve diş fırçası yardımıyla günde en az 2 kere fırçalanmalı.

Diş çürümelerine neden olan mikroorganizmaların bebeğin ağzına ulaşmaması için aynı kaşığın hem bebek hem de ebeveyn için aynı anda kullanılmamalı. Bebeğin çatal kaşığı ayrılmalı.

Geceleri bebeğin tatlı içecekler içeren biberonları emerek uykuya dalmalarına engel olunmalı.    

Flour; dişler çıkmadan başlanmalı ve kalıcı dişler tamamlanıncaya kadar devam edilmeli.

 

İçerikler hakkında daha fazla bilgi için draergin@mynet.com adresine yazabilirsiniz.