HASTA HAKLARI

Hasta hakları; insan haklarının ve değerlerinin sağlık hizmetlerine uygulanmasını, bir başka deyişle hastalık sürecinde de, kişilerin temel insan hak ve özgürlüklerine sahip olduğunu ifade eder. Bugün dünyanın her yerinde geçerli olan hasta hakları ana kaynağını, 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinden alır. 1957 Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlükler Sözleşmesi, 1972 Amerikan Hastaneleri Birliği Hasta Hakları Bildirisi, 1981 Lizbon Hasta Hakları Bildirgesi, 1994 Amsterdam Bildirgesi, 1995 Bali Bildirgesi bu konuda daha sonra atılmış önemli adımlardır. Bu bildirgeler önceleri tıbbi etik olarak algılanan hasta haklarına, hukuksal bir boyut kazandırma  yolunda önemli kilometre taşları olmuştur. Ülkemizde hasta hakları 1961 yılında çıkarılan Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi ile savunulmaya başlanmış ve nihayet 1 Ağustos 1998 tarihinde resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Hasta Hakları Yönetmeliği ile Hasta Haklarına detaylı olarak değinilmiş ve ihlali durumunda hukuksal yaptırımlardan söz edilmiştir. 

          Hasta hakları genel olarak  kişiye saygı, görevi iyi yapma, zarar vermeme ve adalet  ilkelerine dayanır.  Buna paralel olarak, hastaların sağlık hizmetlerinden tam olarak faydalanmasına olanak sağlar. Hastalarla sağlık personeli arasındaki ilişkinin olumlu yönde gelişmesine yardımcı olur, hastaların tedavilerine aktif katılım ve uyumuna yardım eder. Çocuk, yaşlı, psikiyatrik hasta, tutuklu gibi hasta gruplarına sunulan sağlık hizmetlerinde daha insancıl olmayı sağlar.

         Hasta haklarına değinmeden önce biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlık olan insanın, her şeyden önce, insan olarak sahip olduğu ve görmesi gerektiği temel haklar vardır. Bu temel haklar şunlardır:

1- Yaşam hakkı .

2- Varlık olarak saygı görme hakkı.

3- Ruh ve beden sağlığı ve güvenliği hakkı.

4- Saygı gösterilmesi gereken özel yaşam hakkı.

5- Ahlaki ve kültürel değerleri, dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesi hakkı

6- Sağlığına uygun koruyucu önlemler, doktor yardımı ile koruma ve mümkün olan en üst düzeyde sağlıklı olma hakkı.

Bu temel hakların varlığı altında hasta haklarından aşağıdaki şekilde söz edebiliriz:

1-Kaliteli tıbbi bakım hakkı: Her insan, zengin- fakir, din-ırk, mezhep, dil, siyasi düşünce ayırımı  yapılmadan güler yüzlü, nazik, şefkatli, saygın ve yeterli tıbbi bakım alma hakkına sahiptir. Tedavi  her zaman hastanın yararına ve  genelde kabul gören tıbbi ilkelere uygun olmalıdır.  Sağlık bakımı süreklilik arz etmelidir. Hekim hastayı diğer sağlık kurumlarına sevk ettiğinde koordinasyonu sağlamalıdır. Tedavi her türlü hijyenik şartların sağlandığı, gürültüsüz ve rahat bir ortamda sunulmalıdır. Hastanın uygun durumu varsa ve hekimi uygun görmüşse refakatçi  ve ziyaretçi isteme hakkı vardır.

2-Seçim yapma özgürlüğü: Hasta hastahanesini veya sağlık hizmeti aldığı kurumu özgürce seçme ve değiştirme hakkına sahiptir. Kendisine hizmet veren personelin kimliğini, görevini, ünvanını öğrenme, seçme ve değiştirmeye hakkı vardır. Ayrıca başka tabiplerden görüş (konsültasyon) alma hakkına sahiptir.

3- Bilgilendirme hakkı: Her hasta kendisi ile ilgili tıbbi gerçekler dahil olmak üzere, sağlık durumu konusunda tam olarak sözlü ya da yazılı olarak bilgi isteme ve kendisi hakkındaki tıbbi kayıtlara ulaşma hakkına sahiptir. Bununla birlikte, hastanın kayıtlarında bulunan ve üçüncü bir kişiyi ilgilendiren bilgiler, bu kişinin onayı olmaksızın hastaya verilmemelidir. Ciddi psikolojik problemler gibi istisnai durumlarda, eğer hastaya verilecek bilginin onun yaşamı veya sağlığı üzerinde ciddi zararları olacağına inanılıyorsa bilgi verilmeyebilir. Bilgilendirme hastanın anlayabileceği şekilde yapılmalıdır. Ayrıca hastaların tıbbi durumları bir başka kişinin yaşamını tehdit etmediği sürece, durumları hakkında bilgilendirilmeyi istememe hakkına sahiptir. Böyle durumlarda, hastalar kendileri yerine kimin bilgilendirileceğini seçme hakkına sahiptir.

4- Onay hakkı: Hastalara tıbbi bir girişimde bulunulmadan önce hasta bu girişimin faydaları, sakıncaları, alternatifleri, istenmeyen olumsuz etkileri, gibi konular hakkında yeterince bilgilendirilmeli, tam, özgür ve bilgilendirilmiş onayı alınmalıdır. Çocuk veya psikiyatrik hastalarda, hastanın yasal temsilcilerinin bilgilendirilmiş onayı alınmalıdır. Acil ve tıbbi müdahalenin zorunlu olduğu durumlarda ise hastanın onay verdiği kabul edilir. Bilinci kapalı hastalarda, hastanın bilgilendirilmiş onayı en uygun zamanda yasal temsilcisinden alınır. Hastalar klinik çalışmalara veya tıp eğitimine katılmayı reddetme hakkına sahiptir.

5- Özel yaşama ve gizliliğe saygı hakkı: Hastanın tıbbi durumu ve özel yaşantısı ile ilgili tüm bilgileri ölümden sonra bile gizli olarak korunmalıdır. İstisna olarak hasta yakınlarının kendileri ile ilgili sağlık risklerini öğrenmeleri açısından bu bilgilere ulaşabilme hakkı olabilir. Gizli bilgiler sadece hastanın açık izni veya mahkemenin kesin isteği üzerine açıklanabilir. Hastanın açık olarak izin vermediği durumlarda, bu bilgiler sadece bildirilmesi gereken sağlık personeline verilebilir. Hastanın kimliğini ortaya koyabilecek tüm bilgiler ve veriler koruma altına alınmalıdır. Bilgi ve verilerin arşivlenmesi ve saklanması hasta kimliğini ortaya çıkarmayacak şekilde yapılmalıdır. Hastanın kendi tıbbi dosyasına ve arşive ulaşma hakkı vardır.Dosyanın veya arşivin tümünün veya bir bölümünün kopyasını alabilir. Dosyasında üçüncü bir şahsa ait bilgiler varsa, hastanın bu bilgilere ulaşma hakkı yoktur.

6- Onurlu muamele hakkı: Tüm tıbbi bakım sürecinde hastanın onuruna ve özel yaşamına, hastanın kültür ve değerleri göz önüne alınarak saygı gösterilmelidir. Hastalar son bilgilerin ışığında acılarının dindirilmesi hakkına sahiptir. Hastalar yaşamlarının son döneminde insanca bakılıp onurlu bir şekilde ölme hakkına sahiptir.

7- Sağlık eğitimi hakkı: Her insanın kendi sağlık durumu ve mevcut sağlık hizmetleri hakkında seçim yapmasını kolaylaştıracak sağlık eğitimi alma hakkı vardır. Verilecek  eğitim sağlıklı yaşam tarzı ve hastalıklardan korunma ve erken tanı ile ilgili yöntemleri içermelidir. Herkesin kendi sağlık durumlarından kendilerinin sorumlu oldukları vurgulanmalıdır. Hekimlerin aktif olarak eğitim çalışmalarına katılma yükümlülüğü vardır.

8-Dini destek hakkı: Sağlık kurum ve kuruluşlarının imkanları ölçüsünde hastalara dini vecibelerini serbestçe yerine getirebilmeleri için gereken tedbirler alınır. Kurum hizmetlerinde aksamalara sebebiyet verilmemek, başkalarını rahatsız etmemek ve personelce düzenlenip yürütülen tıbbi tedaviye hiç bir şekilde müdahalede bulunulmamak şartı ile hastalara dini telkinde bulunmak ve onları manevi yönden desteklemek üzere talepleri halinde, dini inançlarına uygun olan din görevlisi davet edilir. Bunun için, sağlık kurum ve kuruluşlarında uygun zaman ve mekan belirlenir. İfadeye muktedir olmayıp da dini inancı bilinen ve kimsesiz olan agoni halindeki hastalar için de, talep şartı aranmaksızın, dini inançlarına uygun olan din görevlisi çağrılır. Bu hakların nasıl ve ne zaman kullanılacağı ve bu konuda  alınacak tedbirler, sağlık  kuruluşunun çalışma usul ve
esaslarını   gösteren  mevzuaatta ayrıca düzenlenir.

 

 

İçerikler hakkında daha fazla bilgi için draergin@mynet.com adresine yazabilirsiniz.