AİLENİN SAĞLIĞA ETKİSİ
Uz.Dr.Ahmet ERGİN
Aile Hekimliği Uzmanı
Bir çok hasta aile içi sorunlardan kaynaklanan belirtilerle hekime
gelir. Bu hastalar genelde hekime geldiklerinde, aile sorunları ile
hastalık belirtileri arasında bağlantı kuramaz. Aile içi sorunların
kendisine akut fiziksel veya psikolojik semptomlar, kronik
hastalığın alevlenmesi, kötüleşmesi veya çocuklarla yaşanan
problemler şeklinde dönebileceğini tahmin edemez. Aile sorunlarının
olumsuz bir olay olması şart değildir. Örneğin evin tek çocuğunun
üniversite okumak için yurt dışına gitmesi, diğer aile bireylerinde,
fiziksel ve ruhsal bir takım belirtilerin ortaya çıkmasına sebep
olabilir.
Aile bireyinin sağlığını en çok etkileyen aile içi olaylara örnek
olarak, ciddi hastalık veya ölüm kişiler arası zorluklar (Karı-koca,
Ebeveyn-çocuk), boşanma, doğal afet, işten atılma, göç, evlilik,
hamilelik, doğum, yaşlıların ölümü, çocukların evden ayrılması ve
tutukluluğu verebiliriz.
Fiziksel bir belirtinin, aile stresine bağlı geliştiği
düşünüldüğünde, hastayı aile bağlamında incelemek ve anlamak
önemlidir Hastanın duygu durumu, diğer aile bireyleri ile ilişkisi
ve düzeyi, ailede yakın zamanda bir sorun olup olmadığı sorulmalıdır.
Hasta belirtilerini aile içi sorunlarla ilişkilendirmeyebilir ya da
böyle bir ilişkiyi kabul etmeyebilir. Hastanın fiziksel yakınmaları
somatizasyon olabileceği gibi aşırı stres sonucu oluşan ülser,
spastik kolon gibi hastalıklar da olabilir. Yine depresyon,
anksiyete bozukluğu, madde bağımlılığı gibi hastalıkların fiziksel
belirtileri olabilir. Bu nedenle aile hekimleri hastalarını, aile
yaşamlarıyla birlikte ele almalı ve ziyaretlerde hastaya aile
sorunlarını araştırıcı basit sorular yöneltmelidirler. Evde kimler
var , Ailen bu problemin hakkında ne düşünüyor, Son zamanlarda
üstesinden gelmeniz gereken bir sorun oldu mu? gibi.
Aile stresi söz konusu olduğunda biyopsikososyal yaklaşım temel
alınmalıdır. Çözüm için fiziksel ve ruhsal problemlere yönelik
gerekli tedavi verilmeli ve fiziksel belirtiye neden olan sorun
tartışılmaya açılmalıdır. Bu nedenle aile hekimi her aile bireyi ile
sürdürülebilir anlaşma kurmalıdır. Aile problemlerinde genelde
suçlu arama eğilimi vardır. Bu nedenle herhangi bir anlaşmazlıkta
taraf olunmamalı, hasta dinlemeli, empati kurulmalı, diğer aile
bireylerinin de sorun hakkındaki görüşlerini alınmalıdır. Bazen
hasta, sorun hakkında diğer aile bireylerinden görüş alınmasını
istemeyebilir ve diğer aile bireyleri ile görüşülmesi konusunda
isteksiz davranabilir. Bazen de diğer aile üyeleri görüşmek
istemeyebilir. Hasta aile bireyleri ile toplanmayı kesinlikle red
ediyorsa, bu henüz hazır olmadığını gösterebilir. Aile bireyleri ile
toplanıldığında iyi bir planlama yapılmalı, zaman iyi kullanılmalı,
bireyler birbirlerinin sözünü kesmeden dinlemeli, düşüncelerini
anlatmaları, aile içi ilişkiler ve sorun yaratan durumlar
sorgulanmalı, sorunun ne zamandan beri varlığı ortaya çıkarılmalıdır.
Problem yeni başlangıçlı ve durumsal ise (ölüm,doğum,yeni
başlamış hastalık), aile sorunu
tanımlayabiliyorsa, ailenin ilişkileri iyi ve değişime istekli ise,
geçmiş ilişkiler sağlam ise bu tür sorunlar birinci basamakta
çözülebilir. Ancak intihar veya cinayet düşüncesi,niyeti veya eylemi,
psikotik davranışlar, cinsel veya fiziksel istismar, madde kötüye
kullanımı, orta-şiddetli evlilik ve cinsel problemler,
multiproblemli aile, dirençli durumlarda aile terapistine sevk
edilmelidir. Özetle:
-
Semptomların aile stresi ile ilgili olabileceğini düşün
-
Biyopsikososyal yaklaşım göster
-
Taraf olma
-
Diğer aile üyelerini de dinle
-
Toplantı planı hazırla
-
Problemle başa çıkmasına yardımcı ol
-
Birinci basamakta tedavi/sevk değerlendir
-
Aile terapisti ile işbirliği içinde ol.