AİLE İÇİ ŞİDDET

Uz.Dr.Ahmet ERGİN

Aile Hekimliği Uzmanı

Kişinin beden ve ruhsal açıdan zarar görmesine, yaralanmasına veya sakat kalmasına neden olan davranışların hepsine birden şiddet diyoruz. Eğer bu davranışlar aile içinde gerçekleşiyorsa; “Aile içi şiddet” söz konusudur.

Aile içi şiddete tüm dünyada ve her sosyoekonomik seviyede rastlanmaktadır. Tüm dünyadaki her ırk ve ülkeden dört ailenin birinde aile içi şiddet yaşandığı tahmin edilmektedir. Ülkemizde de, yaygın olan aile içi şiddet vakalarıyla ilgili olarak, son 5 yılda 1230 kadın ve çocuğun hayatını kaybettiği bildirilmiştir. Aile içi şiddete maruz kalan mağdurların ancak %35’i bunu söyleyebilmekte ve bunu söyleme süreleri 2-7 yılı bulmaktadır. Mağdurların %80’ni ise “yapacak fazla bir şey yok” düşüncesi ile çaresizliği kabul etmektedir.

Aile içi şiddet olayları daha çok kadın, çocuk ve yaşlıları etkilemekle  birlikte, erkek aile bireyleri de şiddette maruz kalabilmektedir. Erkeğe yönelik şiddet genellikle evin dışında oluşurken, kadınlar daha çok aile bireylerinin ya da eşlerinin uyguladığı şiddete maruz kalmaktadır. Çocuğa yönelik şiddet genelde çocuğun ailesi ya da ondan sorumlu diğer kişiler tarafından uygulanır. Şiddet kurbanı olan yaşlıların tipik özelliği sağlıklarının kötü oluşu ve yaşamak için başkalarına muhtaç olmalarıdır. Şiddeti uygulayan kişi ise genellikle yıllardan beri ona bakan bir akrabasıdır.

Aile İçi Şiddetin çeşitleri:

Aile içi şiddet, uygulanışı ve şiddetin uygulandığı kişiler dikkate alındığında farklı şekillerde ortaya çıkabilir. Uygulanışına göre, fiziksel, duygusal (psikolojik), ekonomik ve cinsel şiddetten söz edebiliriz

            1.Fiziksel şiddet: Sarsma, hırpalama, dövme, hapsetme, silahla yaralama, öldürme

            2.Duygusal şiddet: Bağırma, hakaret etme, küçük düşürme, tehdit etme, iletişimi yasaklama, ruh sağlığını bozucu tüm eylemler

3.Ekonomik şiddet: Çalışmanın engellenmesi, zorla çalıştırma, gelirine el koyma

4.Cinsel şiddet: Evlilik içi ırza geçme (kişinin rızası olmadan cinsel ilişkiye zorlama), başka kişilerle cinsel ilişkiye zorlama, cinsel yönden aşağılama, cinsel organlara zarar verme şeklinde olur.

Aile İçi Şiddetin Nedenleri:

Aile içi şiddet nedenleri çok çeşitli ve karmaşıktır. Kolay anlaşılabilmesi açısından genel anlamıyla şiddetin, özel anlamıyla ise aile içi şiddetin nedenlerini, biyolojik nedenler, psikolojik nedenler ve sosyal nedenler olmak üzere üç ana başlık altında toplamak mümkündür:

1. Biyolojik nedenler

Erkeklik hormonlarının (testosteron gibi) etkisi

Şizofreni, paranoid bozukluk gibi psikiyatrik hastalıklar

Antisosyal veya  narsistik kişilik bozuklukları

Alkol ve madde kullanımı

Dürtü kontrol bozuklukları

2. Psikolojik nedenler

Duygusal baskı ve sorumluluklardan kurtulma

Hayal kırıklıkları için çıkış yolu bulma

İsteklerini gerçekleştirme

Empati yeteneğinin olmaması

Aile içi şiddetin olduğu bir ailede büyüme

3. Sosyal nedenler:

Şiddet uygulamasına maruz kalma (şiddet öğrenilen bir davranıştır)

Toplum tarafından paylaşılan bir değer yargısı olması (“kızını dövmeyen dizini döver”, “kadının karnından sıpayı, sırtından sopayı eksik etmeyeceksin” anlayışları ve annesini, kız kardeşini döven erkek çocuğunun itibar görmesi gibi)

İletişim becerilerinin yetersizliği (duygular ifade edilemez, şiddete başvurulur)

Hatalı namus ve ahlak anlayışları (namus cinayetleri)

Yoksulluk ve eğitimsizlik

Ekonomik bağımlılık (kadında)

Kadının mesleğinin ve gelirinin daha iyi olması

Aile İçi Şiddetin Ortaya Çıkışı ve Seyri

Aile içi şiddet genellikle aile bireyleri arasındaki ruhsal bağlar oluştuktan sonra ortaya çıkar. İlk şiddet eylemi şiddet olarak algılanmaz, ancak şiddet artma eğilimi gösterir. Arada bir özür dilemeler olur. Ne yazık ki, her özür dilemenin ardından daha büyük bir şiddet uygulaması gelir. Duygusal bağlar zayıflar, mağdurda korku (boşanma halinde daha büyük bir şiddetle karşılaşma korkusu) ve utanma (çevrenin ve ailesinin muhtemel tepkileri nedeniyle) duyguları gelişir. Yıkıcı bir evlilik ve hapis hayatı yaşanır. Şiddette en ciddi maliyet boşanmanın gerçekleşmesi olduğu için şiddetin dozu artırılarak boşanma engellenmeye çalışılabilir.

 

Aile İçi Şiddetin Sonuçları


1. Fiziksel sonuçları:

Organ yaralanmaları

Kalıcı sakatlanmalar

Ölüm

Büyüme ve gelişme geriliği

2. Ruhsal sonuçları: Aile içi şiddetin ruhsal etkileri, bedensel etkilere göre daha önemlidir. Çünkü bedensel etkiler bir süre sonra tedavi edilir ve ortadan kaldırılabilirler. Ancak ruhsal etkilerin , hem tedavisi zordur hem de ruhsal etkiler  uzun sürelidir, çoğu kez  yaşam boyu  devam eder. Başlıca ruhsal etkiler:

Depresyon

Korku bozuklukları

Kişilik bozuklukları

Alkol ve madde bağımlılığı

İntihar eğilimi

Şiddet eğilimi

Cinsel işlev bozuklukları

Uyku bozuklukları

3. Sosyal sonuçları:

Beden ve ruh sağlığı bozuk bir toplum meydana gelir (cinayetlerin ve intiharların arttığı bir toplum vb).

4. Şiddeti uygulayan üzerindeki sonuçları:

Psikolojik bozukluklar

Depresyon

Aile İçi Şiddeti Önlemede Yapılması Gerekenler

Toplumsal ve bireysel eğitimlerle, şiddetin ne olduğunun anlatılması

Yanlış toplumsal anlayışların düzeltilmesi

Danışmanlık hizmetlerinin sağlanması

İlgili bireylerin psikiyatrik tedavilerinin yapılması

Toplumsal örgütlerin aktif çalışması

Yasal düzenlemeler (şiddet uygulayana uygulanacak cezaların caydırıcı olması vb.)

Yazılı ve görsel medyada şiddeti öğretici yayınların engellenmesi

 

 

 

İçerikler hakkında daha fazla bilgi için draergin@mynet.com adresine yazabilirsiniz.