ADOLESAN DÖNEMİ -1

Dr.Ahmet ERGİN

Ailehekimliği Uzmanı

            Gençlik çağı, ilk ergenlik belirtileri ile başlayıp, büyümenin durmasına kadar  devam eden, çocuklukla erişkinlik arasındaki geçiş    dönemidir3, 4. Gençlik çağının tanımı, bedensel ve cinsel gelişmeye göre yapıldığında, başlangıcı da bitişi de belirsiz olabilmektedir. Genelde, 12-21 yaşlarına kapsayan bu döneme, modern batı kültürlerinde büyüme anlamına gelen adolesan dönemi, bu dönemdeki bireye de adolesan denmektedir3. Adolesan dönemi, bazen ergenlikle eş anlamlı kullanılsa da, aslında yaşamın bu döneminde vücutta meydana gelen biyolojik değişikliklere eşlik eden, ruhsal gelişme ve psikososyal değişiklikleri de  ifade eden bir terimdir5. Bu bağlamda adolesan dönemini, çocukluktan erişkinliğe geçiş sırasında yaşanan,  biyopsikososyal değişim süreci olarak tanımlayabiliriz2, 4.

             Adolesanlar homojen bir grup değildir. Birbirleri ile biyolojik ve duygusal gelişim açısından büyük farklılık gösterirler. Her adolesanın yaşamdan beklentisi ve fırsatlara karşı tepkisi kendine özgü ve kişiseldir. Bunlara ilaveten adolesan döneminde, çocukluktan yetişkinliğe geçiş için gerekli biyopsikososyal değişiklikler, eş zamanlı ve uyum içinde meydana gelmez. Gelişme sıklıkla  bir önceki uyum düzeyine gerileme ve tekrar ilerleme dönemleri ile seyreder2. Çoğunlukla yetişkin boyutlarına ulaşmış bir gövdede, hala çocuksu özellikler vardır. Anne, artık genç kız oldun deyip, kızını sokakta oynatmak, baba, daha o kadar büyümedin diyerek oğlunu yalnız başına maça göndermek istemez. Anne ve babanın bu çelişkili davranışlarıyla adolesan iyice bocalar3. Tüm bunlardan dolayı,  her adolesanın biyopsikososyal gelişimine uyan bir taslak çizmek mümkün değildir. Ancak bu dönemi psikososyal gelişim açısından, her adolesanda farklı şekillerde ve üst üste seyreden erken, orta ve geç adolesan olmak üzere üç evreye ayırarak incelemek mümkündür2. Adolesanın topluma katılabilmesi, erişkinler arasında yerini ve konumunu  alabilmesi, bu evrelerde kazandığı bilgi, beceri ve deneyimlere bağlıdır2, 3

             1.Erken Adolesan Dönemi

            Erken adolesan, ergenlik belirtileri ile başlar6. Aslında ergenlik belirtilerinin başlaması ırk, aile ve beslenme durumu gibi parametrelerden etkilendiği için adolesan döneminin başlangıç yaşı da değişebilir2, 5. Ancak genelde 11-14 yaşları ve ortaokul yıllarını kapsayan dönem, erken adolesan olarak kabul edilmektedir4. Türk çocuklarında ergenlik belirtileri kızlarda 10, erkeklerde 12 yaşında başlamaktadır5.

            Ergenliğe ait fiziksel değişikliklerin büyük bir kısmı bu dönemde olur7. Meydana gelen fiziksel değişiklikler, sürekli olarak adolesanın zihnini meşgul eder. Sürekli olarak  normal bir yapıya sahip olup olmadıklarını sorarlar. Görünümü, cazibesi, alımlılığı hakkında şüpheleri, tereddütleri  vardır2, 7. Vücudunda meydana gelen değişikliklerin bir kısmı sevinç, bir kısmı üzüntü kaynağı olabilir. Örneğin, kızların bir çoğu  göğsünün büyümesinden utanır ve göğsünü bastırarak, başkalarının gözlerinden saklamaya çalışır. Genç erkekler ise sakallarının çıkması, bıyıklarının terlemesi ile övünür3. Sıklıkla vücudunu diğer adolesanlar ile karşılaştırırlar. Vücuttaki cinsel bölgelere ve cinsel konulara ilgileri artmıştır2, 7.

            Artık anne ve babaya bağlılığın yönü değişmeye ve anne ve babanın bulunduğu faaliyetlere ilgi azalmaya başlamıştır. Anne ve babanın öğütlerine, gönülsüz razı olmalar ve özgürlük ile ilgili sorunlar ortaya çıkmaya başlamıştır2, 6, 7. Aileye  bağlılığın azalması arkadaşlarına olan bağlılığın artması anlamına gelmektedir. Genelde erken adolesanların, aynı cinsten tek arkadaşı vardır. İdealleştirilen bu arkadaşlık, çok yoğun bir şekilde yaşanır. Erkekler arkadaşlıklarına  sadık ve bağlı kalacaklarına dair ant içerler. Eski oyun arkadaşı, artık sırdaş olmuştur2, 6.

            Fiziksel değişikliklerin hızlı olduğu bu dönemde, erken adolesanın bilişsel yetilerinde de gelişmeler olmaya başlamıştır. Piaget’in  bilişsel teorisine göre bu durum, somut düşünceden, soyut düşünceye geçişin evrimsel bir uyumudur. Bu uyum sonucu, adolesanın olayları soyutlama yeteneği artar2. Yanlış davranmaktan, ceza korkusu ile değil kendiside doğru bulmadığı için kaçınır3.

            Erken adolesanlar sınırsız hayal kurma gücüne sahiptir ve kendilerine gerçek dışı veya idealistik mesleki hedefler koyarlar. Aileleri, öğretmenleri ve kardeşleri ile sık sık sorun yaşarlar ve kendilerini hep haklı çıkartırlar2, 7. Mahremiyet onlar için çok önemlidir. Kapıları kilitli tutarlar, kardeşlerini yanlarına sokmazlar, gizli gizli telefon görüşmeleri yaparlar. Günlük ve hatıra defteri tutarlar ve bunların başkaları tarafından okunmasından hiç hoşlanmazlar2, 3.

 

DEVAMI İÇİN

 

İçerikler hakkında daha fazla bilgi için draergin@mynet.com adresine yazabilirsiniz. (2007)